Ey Sevgili, dua dua açıtım ellerimi Günahlarla kararmış yüreğimi Yolunu kaybetmiş şaşkın beynimi Sana şikayet ediyorum Al bunları benden hapset At kırk kilitli zindanlarına. Ne olur geri verme bana. Yeniden onar beni kalbimi baştan yarat. Aşkınla korkunla hasretinle donat. Yeni baştan OL de beni idare eden beynime. Nasip ettiğin ilmin dökülsün amellerime. Her güzelliğe hayran ZÜLEYHA etme beni Züleyhalara karşı YUSUF kıl yüreğimi Yırtılacaksa illada Arkamdan yırt gömleğimi Önümden yırtılıpda rüsvay eyleme beni Islah olacaksa bu ruh at beni zindanlara Yeterki arınmış geleyim huzuruna Her türlü sıkıntıda EYYUBE arkadaş et Senden başka kimseden bekleyememki medet Kadere rızada İSMAİL eyle beni Sadece senin için kurban et bedenimi İBRAHİMİN dinine zapt et Sen imanımı Küfre geri dönmeden müslüman al canımı Muhammed Mustafa (sav) dan utandırma mahşerde Sancagını taşıt bana şeref ile her yerde İşte en aciz halimle ben yine sana geldim Söylemesemde bilirsin içimde yanan derdim Günahlarımdan mağfiretine Sıkıntılarımdan Selametine Sapmışlığımdan Hidayetine Acizliğimden rahmetine İllada Merhametine muhtacım YARAB Mülkün tek Maliki günahkar yüreğimin sahibi Affınla ve şefkatinle yüzümü Yüzüne döndür Rızana erdir, acılarımı dindir, mahsun yüzümü güldür. AMİN
KARDELEN kış güneşi göz kırpınca toprağa bir an bahar geldi sandı kardelen sundu güzelliğini yüce dağlara sanki baş kaldırdı yağan karlara yaşam mücadelesi verdi kardelen kuş uçmaz kervan geçmez yollarda papatya, sümbül gül hep ovalarda sarp dağlarda yalnız kaldı kardelen karanlık gecenin ardından gelen aldandı ayaza doğan güneşe kurtuluşum sandı kandı kardelen oysaki çiçekler açar baharda bülbüller oynaşır gül dallarında neden zamansızsın neden kardelen bahar güle hayat verir sana hazandır bülbüle yar olmak sana haramdır bahar gelir sen solarsın kardelen baharla hayatın biteceğini yerinde sümbüller açacağını düşündükçe için için, yanarsın, kanarsın solarsın kardelen
Leylanın ayağına bir diken batsa Hani mecnunun kalbi kanardı? Leylanın ocağına bir ateş düştü Hani mecnun figanları duyardı?
Leyla için yaşam ateş sevda ateş yol ateş Hani mecnun bu ateşle yanardı? Mecnun YAR mecnun ANA mecnundu KARDEŞ Yoksa yanıldımı leyla öylemi sandı?
Gördüğü tek gerçek koyu karanlık Kimse yoktu gözyaşların silecek Saray olamadı yazık samanlık Ey mecnun leyla bitti bitecek
Leyla kül olmakta mecnun nerede? Tarihin anlattığı demek masaldı Kim yazdı kim çizdi kimler inandı Mecnunun sevdası koca yalandı
Sadece leylalar kandı masala Hep kendini mecnunun leylası sandı Aşk ile yaşadı kaf dağlarında Bir kuyuya düştü sonra uyandı LEYLADA MECNUNDA AŞKTA YALANDI....... ....................................................................................
İ.N.S.A.N Her şayin bir bedeli var gülüm bedeli Yaşanmaz bu dünyada her şey ebedi Düşün taa geçmişeri çok geriyi ezeli Gülmedi hiçbir insan gülmedi gülemedi Şu gördüğün alemde her şey insanlar için Anlayamazki insan neye tutsaktır niçin Herşeye sahip iken ellerinde kalan hiçin Hep cevabını aradı bulamadıgı için Ne fakiri mutlu gördü ne zengini bahtiyar Mutlulugun arkasında dolaştı diyar diyar Serap gibi yakın gördü ama çok uzaktılar Çırpınışlar beyhudeydi yazık anlayamadılar An oldu bir damla su aranan ufuklarda Yada bir ekmek parası keşmekeş sokaklarda Kiminin mutluluğu hapsoldu umutlarda Doğmayacak güneş battı hüzünler doruklarda İnsanlar halk oldular tek nefisten Ademden Sayısızca insan gelip göçtüysede bu alemden Nasibini aldı hepsi degişmeyen tekşeyden Kurtulamadı asla elemden kederden hüzünden An oldu var gücüyle aştı hep yokuşları Arkasına takıldıgı o özgürlükkuşları Yakaladım dediği anda sessizce kayboluşları Uslanmadı binlerce yıl yaşadıda bu aldanışları Kaçamadı kurtulamadı çaresiz kabullendi acıları Hiçdegilse acılarına bir teselli aradı Zaten bir ömür aradıgı değilmiydi bulamadıkları Ömür tükendi bir noktaya takılıp kaldı bakışları Bir düş gibi ulaşılmaz oldular KORKULARI AŞKLARI SEVİNÇLERİ, KEDERLERİ, YAŞADIKLARI VE YAŞAYAMADIKLARI.
Bir yokuş tırmanıyorum Ne çıkmaya gücüm var Ne dizimde dermanım Mecburum tırmanmaya Olmasada imkanım Yaşam boyu arzuladıgım O zirveye ulaşayım Hep hayaldir hep rüya Yokuşdaki sevgililer Aslolan zirvedeki Ulaşmak istediğim yer Dizi dizi önüme Çıksa bile engeller Arzu eden gönüle Engel çıksa ne eyler Yüzlerce düşüp kalktım Ve hala düşmekteyim Söyle bana Rabbimsöyle Ben neyim nasılım kimin Tırmanmaya azmetmiş Ben bir aciz kulunum Gözüm hep zirvedeki Sevgiliye bakmakta Aynı anda yüregimde Feryat figan kopmakta Kopsun olsun ne çıkar Sonuçta yüregimde Zirvedeki aşkım var Ben Rabbime ulaşmazsam Olur dünya bana dar Can ver dizime Rabbim Sürünüşüm sanadır Yoluna engel olan Bu kanayan yaramdır Sen dilersen kanayan Yarama tuz basarım Süründüğüm yokuşlarda Dolu dizgin koşarım Nasip eylermisin Rabbim Kapına kul olayım Sen dilersen eger Rabbim Olur Zorlar kolayım Tırmandıgım yokuşlarda Rabbim seni bulayım Bu dünyadan geçtim artık Ne olursam olayım Yeterki senin kapında Halis bir kul olayım
Düşler ülkesinde bir düştü yaşanan İnsanlar başka, sokaklar başka O bendim heryerde anlamsız dolaşan Yaşanan başka hissedilen özlenen başka Yüreğim gecenin ortasında bir yarasa kuş gibi Hem korkar karanlıktan özler sabahı Özlediği sabahta uçmaya yoktur takadı Bir düş gördü bu biçare yarasa kuş Yalnızlık ve karanlığın en kör noktasında Bir çift göz parladı karanlığın ortasında Zannetti güneş doğdu bitmeyen gecesine Haykırmak için koştu gönül penceresine O daracık pencereden bir baktı dışarıya Sürü sürü karanlıklar birbiri arkasına Ah.... çekti bütün iliklerine kadar Ya bu düş bitmeliydi ya karanlıklar Düş ah o güzel düşlerini attı bir kenara Tekrar döndü karanlıgın dipsiz kuyularına İşte son keresinde gördüğünde o bakışları Çıkıp gönül penceresine şu oldu haykırışları Ben bir yarasa kuş sen ise bir düş En nadide düşler gibi sevgiyle geldin bana Bildim sevildiğimi Olmadı yapamadım bu kör karanlıklar Hapsettilerde beni Haykırdım ama duyuramadım sesimi Anlayabilirmisin bilmem karanlıklara mahkum olan beni Karanlıklarımı delen düşlerde gelişini Düşlerdeki seni ne kadar sevdiğimi
ellerimde bir gül var saklı inciler gibi Rabbin bahçelerinde cennete yaslanırsın onun sinelerinde onunla hayat bulur küskün ve ölü ruhlar kainat güzelliğini yapraklarında saklar ellerimde bir gül var rüzgar dokunup incitmemiş yapraklarını Rabim tertemiz kılmış onun topraklarını kokusunu hiç kimseye sunmamış bülbülleri asla hülyasına almamış ellerimde bir gül var sanki ona dokunsam solacak dokunmasam gözlerimden çaglayan kan olacak korkarım incitmekten, dokunmaya kıyamam nadide gülüme bakmalara doyamam ellerimde bir gül var ellerimde kainat var, cennet var onsuz alem zehir zindan, bana dar onsuz cennetde, elem var gözyaşı var hüzün var.... ...................................................................................................
Bilmemki Şu Gönlümü Nasıl Avutsam
nedir beni gece vakti kaldıran alev alev özlem ile yandıran gece uzar kanadıkça kanarım kımıldayan her gölgeyi sevgili sen sanarım
gurbet zalim, gece zalim, yastık zalim kime arzadeyim şu mahsun halim yüreğim mengenede zindanlardayım zaman büklüm büklüm hasrete talim
gece bir bekçileri tanır birde çırpınan yüreğimi sema bir gözyaşlarımı bilir birde açılan ellerimi bir Allah birde kaniant bilir sana hasretimi ilmek ilmek dokuyorum geceye seni ve özlemini
gökten yıldızları tutup üzerinemi yağdırsam dünyayı ateşe verip uyuyanlarımı kaldırsam içimdeki volkanları neyle sogutsam bilmemki şu gönlümü nasıl avutsam
bu gecede her gece gibi yine dipsiz bu gecede her gece gibi yine sensiz bu gecede çareler yine çaresiz gece sessiz,yürek sensiz, umut sessiz.... ...................................................................................................
Öyle Bir Özlemki Öyle bir özlemki sana duyduğum birtanem ellerim semada gözlerim hep nem açan bir gülde kuş namesinde batan güneşde sen varsın hep sen
Öyle bir özlemki sana duyduğum birtanem ben ben değilim adeta sensizken aklıma gelmiyor ne açlığım, ne susuzluğum gözümde gönlümde özlemin varken
Öyle bir özlemki kudurmuş dalgalar gibi köpük köpük kabarıyor kanımda açtığım ellerimle Rabbime duam ne olur yanımda olsaydın hep yanımda
Öyle bir özlemki deli rüzgarlar gibi hasret acım savruluyor denizlere dağlara her uğuldayışında dallar sesini duyarım sanki rüzgar benide kavuşturdu savurduğu yapraklara
Öyle bir özlemki kavrulan çöller gibi bir damla su değil seni arıyorum sıcağında kuş uçmaz kervan geçmez yalnızlığımla seni özlüyor seni arıyorum çöl ortasında
Öyle bir özlemki zindan köşeleri gibi karanlığında sayıklarım her saniye seni esaret zincirleri sarsada bedenimi seni haykırıyorum dünyaya seni ÖZLEMİNİ... ..................................................................................
Ey Özlediğim sen Yoksun Diye
Özlemimi gönderiyorum yükleyip güneşe, Doğup Üzerine ateşiyle yaksın diye.
Özlemimi gönderiyorum yükleyip aya, Işık ışık üzerine aksın diye.
Özlemimi gönderiyorum yükleyip gecelere, Seni benden başkasına kapatsın diye.
Özlemimi gönderiyorum kır çiçekleriyle, Buram buram ellerinde ben koksun diye.
Özlemimi gönderiyorum uçan kuşlarla, Alıp yüreğimi avuçlarına bıraksın diye,
Ağlıyor gözlerim ufka bakarak, Ey Özlediğim sen yoksun diye..... .........................................................................
DELİ SEVDAM
biliyorum kızacaksın yine yüreğimdeki yaramsın dememe elimde değil kanıyorsun işte biliyorsun ya sende neler yapmıyorumki bu yara kapansın diye yarama tuz bastıkça canım acıyor sabahlar olmuyor uykum kaçıyor "aynalara bakmaya korkuyorum, yüzümün yarısı yok ümitlerle el sıkışmaya korkuyorum, elimin birisi yok." diyordu şair aklımdan çıkarmaya çalışsamda ne varsa sana dair sensiz yarım kaldım, anlamını yitirdi sensiz yaşanan zaman senden kaçsamda benden kaçamıyorum CAN sen oluyorsun yine senden ve benden geriye kalan anladımki sensiz nefes alınmıyormuş hayatımmıydı yoksa tesbih tanelerimi yerlere saçılıp dağılan öyle özledimki öyle özledimki seni CAN sen bile bunun hesabını yapamazsın ilaç olurmu dersin bu acıya zaman dokun yüreğime uyandır beni bu kabustan deli sevdam YÜREĞİMDE KANAYAN YARAM... .................................................................................................
Ey yolcu, ayrılık vaktimi? artık gidiyormusun?
Neden böyle halin neden mahsunsun? Gördüm çırpınışlarını ben senden razıyım Allah'da senden razı olsun. Bir sen anladın beni,bir sen bildin değerimi Hep sarmaya çalıştın kanayan yüreğimi Duysanda çatırdayıp yere devrildiğimi Başımdaki fırtınalardan yere serildiğimi Yoluna devam et asla dönme geri. Aldırma sakın sen benim gözyaşlarıma Basarım ben taşı, toprağı, acıyı bağrıma Sen yeni baharlara koş yeşil dallara Ümitle aç kollarını aydınlık yarınlara Biliyorsun solmaktı sen gelmesende kaderim Varsın olsun sensizlik kıyametim mahşerim Sensiz cennete girmez,kapısında seni beklerim Ey yolcu Eğer beni özlerse birgün yüreğin Çık yüce dağlara otur bir dere kenarına Uzat ellerini suya, dokun gözyaşlarıma Nehir nehir akayım senin topraklarına Yeterki sen kuruma sen üzülme sen solma..... ................................................................................