..........KARDELEN...........Ey Muhammed Ey Can Nadide Gülüm, Sen Yoksan Neylerki Dünyada Ölüm.

13/11/2009 - Yokluğumun Resmi.....................

 
 Attığım her adım benden uzakta
Bastığım her yerde yokmuşum meğer
Çırpınırken ben denilen tuzakta
Ben bana saplanan okmuşum meğer...

Aklım kumsal iken, ben toz paresi
Çıktıkça yükseğe alçalır oldum
Düşündüm derdimin nedir çaresi
Susarak konuşmak, sonunda buldum...

Esrarlı vuslata bir adım kala
Hasretin vecdiyle, ben kement attım
Deryada boğulmak ne güzel bela
Battıkça kurtuldum, çıktıkça battım...

Görünmez cevheri buldum diyerek
Körlüğü kör ettim, deli bir taşla
Bilmeyi bilmeden, bildim diyerek
Boşluğu doldurdum, dolu bir boşla...

Nasılların sebebini sorarken
Sualimi cevapladım niçinde
Çokluğumda yokluğumu ararken
Yalnız kaldım yığınların içinde...

Satır satır böldü beni heceler
Her kırkımı, kırka yardım savuştum
Boşluğumu kucakladı geceler
Sessizlikte, gürültüyle boğuştum...

Varda yoku, haykırırken her seda
Aklım ki, aklımı başımdan aldı
Ona gidiyorum, bana elveda
Sonsuz olan sona, bir nefes kaldı...

alıntı
• yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı

1/3/2009 - Göçmen Kuşlar

Göçmen Kuşlar

hançerlenmiş çatal yürek iki baş
başbaşa vermişler konuşmuyorlar
yetimce gözlerden savruluyor yaş
yağıyor dışarda içli içli kar

yataklar küf gibi zindan kokuyor
küsmeler küsmeler ve barışmalar
bir dost yüreğimde sevgi dokuyor
ayrılık gözyaşı son sarışmalar

herkesle gülünür fakat çilelim
ağlanmaz herkesle unutma bunu
dostluk yemininin üstünde elim
bölmez mi bölmez mi hasret uykunu?
ve gülmek ki tokat tokat çilelim

kadehler dolusu baldıran zehri
gördün, göz kırpmadan nasıl içilir
bilirsin haldaşım bu zalim şehri
burda dirilere kefen biçilir
korkusuz içilir baldıran zehri

bak körpe ceylanlar nasıl vurulur
zalim avcı gezer bizim bağlarda
ceylanları vuran eller de kurur
bir parça kırmızı kir kalır karda

hangi dost dikmişti şu tomurcuğu
bağrımın içinde göğerip duran
ey kara günlerin dertli çocuğu
senin nabzın mıdır ranzamda vuran
söyle kim dikmişti şu tomuruğu

ne açmaz gül imiş ah şu bahtımız
ağarsa mı ola kıpkırmızı tan
yad elde kuruldu payitahtımız
hüzün sarayında bir garip sultan

artık güneşlerde kara doğuyor
geçmiyor umudu vuran zamanlar
hayat yıldırıyor hayat boğuyor
bilmem kimin için çalıyor çanlar

bu yağmur bu yağmur niçin yağar ki
görmez mi bir çift göz suluyor yeri
vurulanlara su sunma be saki
kavrulsun garibin yansın yüreği

her seher uzaktan bir horoz sesi
ne çılgın yalıyor parmaklıkları
esiyor Yusuf’un kutlu nefesi
yıkıyor Züleyha kara duvarı
ıraklardan yanık bir horoz sesi

ey kara çayımın buğulu kiri
kıvrıla kıvrıla nere gidersin
ötelerden eğer sorarsa biri
bırakmadılar da gelmedi dersin

Derde sevdalıyım derde vurgunum
bu sevda düşürür eline cânâ

hep sürüklenmekten inan yorgunum
niye kattın gittin seline cânâ

perişan dağınık ve de bozgunum
ne çare düşmüşüm diline cânâ

Eyyub’um Yusuf’um hadi Mecnun’um
amma dayanamam eline cânâ

yanmış vurulmuşum, meftun olmuşum
saçlarının bir tek teline cânâ

yüklenme bu denli kurban olayım
yetmez mi savurdun külüne cânâ

yerine varmamış dileklerimi
götürün melekler n’olur götürün
soldurmayın açmış çiçeklerimi
Mevla’dan dertlere derman getirin

bütün umutların bittiği yerde
hayret ölüler de volta atarmış
inanmazsan civan bak yarıver de
gönül mezarımda kimler yatarmış
göster can alıcı o melek nerde

arasıra kuşum uç üzerimden
bir de sen oklama ta can yerimden
gel, bugün de taşma ırmak gözlerim
kuşum arasıra uç üzerimden
göç eden kuşların gözleri kara
ölecek yaralı serçe ölecek
dönecek mi söyle kuşlar bahara?

Bir güzel düş gibi bir hayal gibi
sen de git can kuşum, de var sen de git
dost mezarı içim bulunmaz dibi
düşersem aklına el aç niyaz et
belki bir su yürür…içim çöl gibi…


Mustafa İslamoğlu
• 1 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı

29/8/2008 - HAYAT........................................






HAYAT

Gidene kal demeyeceksin. ..
Gidene kal demek zavallılara,
Kalana git demek terbiyesizlere,
Dönmeyene dön demek acizlere,
Hak edene git demek asillere yakışır
Kimseye hak etmediğinden fazla değer verme,
yoksa değersiz olan hep
sen olursun...

Düşün...
Kim üzebilir seni senden başka?
Kim doldurabilir içindeki boşluğu sen istemezsen?
Kim mutlu edebilir seni, sen hazır değilsen?
Kim yıkar, yıpratır sen izin vermezsen?
Kim sever seni, sen kendini sevmezsen?
Her şey sende başlar, sende biter...
Yeter ki yürekli ol, tükenme, tüketme, tükettirme içindeki yaşama
sevgisini...
Ya çare sizsiniz yada çaresizsiniz. ..

Öyle bir hayat yaşadım ki cenneti de gördüm cehennemi de.
Öyle bir aşk yaşadım ki tutkuyu da gördüm pes etmeyi de.
Bazıları seyrederken hayatı en önden, kendimi bir sahnede buldum
Oynadım.
Öyle bir rol vermişlerdi ki okudum okudum anlamadım.

Kendi kendime konuştum bazen evimde,
Hem kızdım hem güldüm halime.
Sonra dedim ki söz ver kendine
Denizleri seviyorsan dalgaları da seveceksin,
Sevilmek istiyorsan önce sevmeyi bileceksin,
Uçmayı biliyorsan düşmeyi de bileceksin,
Korkarak yaşıyorsan yalnızca hayatı seyredeceksin.

Alıntı
• yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı

27/7/2007 - Ben Seni Hiç Sevmedimki...............

Ben seni hiç sevmedimki...
Yorgun akşamlarda söylediğimiz şarkıları sevdim
Bir çiçeğe gülmeni Bir güle benzemeni sevdim
Birde yıldızları sevdim
Eylül akşamlarında gelip gözlerinde durdular
Ben seni Hiç sevmedimki...
Beni yola koduğunda ayrılmayı sevdim
Kurşunları sevdim beni vurduğunda
Ağlamayı sevdim unuttuğunda
Yalnız olduğumu anladığımda ayakta kalmayı sevdim
Yıkılmamı sevdim seni her hatırladığımda
Ekmeği sever gibi sevdim sensizliği
Su gibi özledim Temmuz güneşinde sesini
İkindide yağmur gibi geceleyin rüzgar gibi sevdim seni sevdiğimi
Ben seni hiç sevmedimki...
Kuşlara şarkılar öğretmeni sevdim
Menekşeyle konuşmanı, Nisanı hatırlatmanı
Baharın bir adınında yalnızlık olmalığını
Düştüğüm zaman kanayan yanlarımı
Ve tuhaflığımı üzüldüğüm zaman
Sakız satan çocukları, yeni çıkan şarkıları
Her kaybettiğinde kazanan yanlarını sevdim
Denize düşmüş gül gibi düştüm ateşe
Ben yangını sevdim yandığım zaman böyle işte
Ben seni hiç sevmedimki...
Bir gece bir ceylan indi dağdan kalbine
Bir bir şiir gibi kibrit alevinde
Alemin ortasında kimsesizliğin sesinde
Buğusunda sabahın acımasızlığında bir ağın
Ağlayan yüzünde İSA'nın
Ferahlatan gücüyle duanın korkutan yanıyla narın
İncirin, Zeytinin ve kalbin üstüne
Gülün üstüne
Tutunduğum umudun üstüne
Korkunun üstüne
Hep senin üstüne, Hep senin üstüne
Ben seni hiç sevmedimki...
Gittiğin zaman gitmeni sevdim
Evreni sevdim geldiğin zaman
Kalmanı sevmedim korkuyordum sana alışmaktan
Yinede sevdim gülümsemeyi
Mendilimi sallarken seni götüren trenin arkasından
Kırlara ilk kar düştüğü zaman
Ölümünün ne güzel olduğunu sevdim
Seni içimde öldürdüğüm zaman


İbrahim Sadri

• yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı

27/6/2007 - Hadi Gidiyorsun Yürekten Kan Gidiyor........................

Hadi gidiyorsun...

Yürekten kan gidiyor, sen gidiyorsun, hersey gidiyor

Gökte bulut, dagda kar, düzde kervan gidiyor

Solgun bir gül oluyor insan, bir demet kir çiçegi ölüyor

Sen gidiyorsun.

Ne ucuz yasiyorsun ne kolay

Bir kristal gibi ellerimden düsüyorsun

Bakma öyle... ben kaniyorum, sen üsüyorsun

Kolay degil bir yalan bu

Yaralayan kanayan koca bir yalan

Yalan iste. Sevdigim yalan.

Sarkilardan arta kalan ve sabah bugusu ve tarla faresi

Ve ekmek derdindeki isçi kalbi gibi

Yumusak sicak bir yalan

Islak gözlerimle geçiyorum yarali bir ceylanin kalbinden

Ceplerimde kül var bir yangindan arta kalan

Sordugum adreslerde kimse oturmuyor ve kimse olmuyor

Ben sordugum zaman

Hersey bir yalan gibi yandigi zaman

Yalniz oldugunu anliyor insan

Anladi ve geçti bir yarali ceylan önümden

Aynami kirdim, fotograflarini yaktim

Nasilda acimasizdim tafralarima karsi, nasil da umarsiz

Su gördüm düsümde, karanlikti ve gürültüyle çagliyordu

Ceplerimde kül vardi ve yaniyordu

Sonra sabah oluyor ve bir ceylan, kalbimde alem agliyordu

Hayir diyordu bir dag köylüsü

-Hiç bir sey için geç degil

Ve geç degil bir sey için hiç birsey

Bir sey vardi öyleyse birsey

Beni çeken gecenin dagdagasindan uzaga

Kocaman çayirlara çeken bir sey

Irmaklara, sonra sicaga, sonra aciya

Sonra merhem olmaya kapilarima dayanan bir sey

Tutsana beni

Birakmasana

Olsun yaralasana

Olsun, agrisa da

yalan da olsa

kalsana

Dag köylüsü

Askin oldugu yerde ben varim

Sen olmasan da ben varim

Yagmur yagar, saçlarim filizlenir, bir yildiz düser omuzlarima

Islik çalar, islanir, sarkilarimi söyler geçerim kapindan

Camlarin bugusundan ve yagmurun kokusundan tanirlar beni

Bilirler, en iyi yalanlarini ben anlarim onlarin

Adresler sorarim, kimseler oturmaz orda

Ve kimseler olmaz ben sordukça

Dag köylüsü simdi gidersen simdi git

Kalirsan simdi

Islak gözlerimle geçiyorum yarali bir ceylanin kalbinden

Ceplerimde kül var bir yangindan arta kalan

Tutsana beni

Birakmasana

Olsun yaralasana

Olsun agrisa da

Yalan da olsa

K a l s a n a

 

Ibrahim Sadri


• 1 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı

9/5/2007 - DİYEBİLSEYDİM

DİYEBİLSEYDİM

Anladım diyemem ki! Suçluyum
Belki ben anlatamadım sana kendimi
Tutuştum, yandım da yokluğunda her gece
Yine gözyaşlarımla söndürdüm kalbimi
Her gün her dakika seni özlerdim
Bitmezdi kederim senin yanında bile
Susardım, gözlerime baktığın zaman
Mermer bir heykelin çaresizliğiyle
Oysa neler düşünürdüm sen yokken
Sana kavuşunca neler söylemek isterdim
Dakikalar bir ışık hızıyla geçerdi
Ayrılık başlayınca ben biterdim
En kötüsü beni koyup gitmendi
O öyle bir yalnızlıktı anlatılmaz
Hep yarım kalmış heyecanlar hazlar içinde
Biterdi bir kış, geçerdi bir yaz
Ve nice yıllar kovalardı birbirini
Gözlerimde gitgide büyürdü mesafeler
Bütün teselliler uzaklarda kalırdı
Bütün çiçekleriyle solardı bahçeler
Ne olurdu saadetlerin en büyüğü
İşte ellerimde al, diyebilseydim
Anlardın, ve hiç gitmezdin, değil mi
Bir gün duyduğum gibi kal diyebilseydim.

 ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN

• yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı

9/5/2007 - Dağ Rüzgarları


 DAĞ RÜZGARI (14115 Hit)

Kaderde senden ayrı düşmek te varmış
Doğrusu bunu hiç düşünmemiştim..
Seni tanımadan
Hele seni böyle deli divane sevmeden
Yalnızlık güzeldir diyordum
Al başını, kaç bu şehirden
Ufukta bir çizgi gibi gördüğün dağlara
Rüzgarın iyot kokularını taşıdığı denizlere git
Git gidebildiğin yere git diyordum
Oysa ki, senden kaçılmazmış
Yokluğuna bir gün bile dayanılmazmış.
Bilmiyordum.

Yine de dayanmağa çalışıyorum işte
Bir kır çiçeği koparıyorum gözlerine benzeyen
Geçen bulutlara sesleniyorum ellerin diye
Rüzgar güzel bir koku getirmişse
Saçlarını okşayıp gelmiştir diyerek avunuyorum
Yaşamak seninle bir başka zamanı
Bir başka zamanda seni yaşamak
Her şeyden önce sen
Elbette sen
Mutlaka sen
İster uzaklarda ol
İster yanı başımda dur
Sen ol yeter ki bu zaman içinde
Ben olmasam da olur
Seni bir yumağa sarıyorum yıllardır
Bitmiyorsun
Çaresizliğim gün gibi aşikar
Su olup çeşmelerden akan güzelliğin
İnceliğin ışık yüzüme vuran
Sen güneş kadar sıcak
Tabiat kadar gerçek
Sen bahçelerde çiçekler açtıran
Sudan, havadan, güneşten yüce varlık
Sen, o tek sevgi içimde
Sen görebildiğim tek aydınlık

Bir nefeste benim için al
Havasızlıktan öldürme beni
Bulutlara, yıldızlara benim için de bak
Susadım diyorsam
Bir yudum su içmelisin
Ben yorulduysam sen uyumalısın
Ellerim sevilmek istiyor
Saçlarım okşanmak istiyor
Anlamalısın.

Ağaçların yeşili kalmadı
Gökyüzünün mavisi yok
Bu dağlar o dağlar değil
Rüzgarında kekik kokusu yok
Kim bu çaresiz adam
Bu kan çanağı gözler kimin
Kaç gecedir uykusu yok
Gündüzü yok
Gecesi yok
Yok
Yok
Anladım
Sensiz yaşanmaz bu dünyada
İmkanı yok.

 ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN

• yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı

26/4/2007 - SEVDA



beni benden alıp alıp götüren

saçını rüzgara katarsın sevda

şaşma ufuk gibi yandığıma sen

bende doğar bende batarsın sevda

 

âfet yakar diye duyulmuş gözün

bir çift namlu gibi oyulmuş gözün

beni çıldırtmaya koyulmuş gözün

mermini şurama atarsın sevda

 

ağlayışın yaman, gülüşün yaman

pençende yüreğim başımda duman

ciğer kebap olup, yandığım zaman

su değil, baldıran tutarsın sevda

 

ben gün doğusunda beklerken seni

neden hep lodosa açtın yelkeni

turnalar mı alıp gitti neşeni

şimdi hangi koyda yatarsın sevda

 

bırak sürükleme suyuna beni

hedef bendim, gerdin yayına beni

ne dehşet getirdin oyuna beni

betersin, betersin, betersin sevda

 

MUSTAFA İSLAMOĞLU

 

• 1 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı

18/4/2007 - KALDIRIMLAR

 KALDIRIMLAR

Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.

Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık.
Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.

İçimde damla damla bir korku birikiyor;
Sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler...
Üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor;
Gözüne mil çekilmiş bir ama gibi evler.

Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.

Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta;
Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum!
Aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta;
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!

Ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin;
İki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler.
Tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin;
Yolumun zafer takı, gölgeden taş kemerler.

Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim;
Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!
Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;
Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.

Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya;
Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
Dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir kuyuya,
Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi..

 NECİP FAZIL KISAKÜREK



• 1 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı

<- • Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Gönlüm uçmak isterken semavi ülkelere Ayağım takılıyor yerdeki gölgelere N.F.K

Kategoriler

Arkadaşlarım

• Özkan Özdemir
• bizimada
• Blogcu Yardım
• gulpare81
• gullerderya
• benimkendidunyam
• ademdoger1